Karede Başkası Var: Fotoğrafı Yayınlayabilir misiniz?
Son güncelleme:
Son kontrol:
Ticari fotoğrafta üçüncü kişi görünüyorsa, kareyi yayınlamak kural olarak o kişinin muvafakatine bağlıdır. FSEK m.86 bunu eser olmayan resimler için de arar. Kanun üç hâlde muvafakat aramaz; o hâllerde bile Türk Medenî Kanunu'nun kişilik hakkı koruması saklı kalır. Çekmek ile yayınlamak ayrı sorulardır.
Çekim pratiğinin kuralı sahada hepimizin bildiği bir sıra: önce kadraj, sonra rıza, en son kapatma. Bu sırayı mağaza içi çekimde ve spor salonunda nasıl uygulayacağınızı daha önce yazdık; yüz ve plaka kapatma aracımız da aynı şeyi söylüyor — kapatma son çaredir.
Bu yazı o sıranın nasılını değil, nedenini anlatıyor. Çünkü hiyerarşi bir üslup tercihi değil; üç ayrı kanunun art arda dizilmesinden çıkıyor.
Fotoğraftaki bir kişi ne zaman “kişisel veri” sayılır?
Eşik sanıldığından alçak. 6698 sayılı Kanun kişisel veriyi “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlıyor (m. 3/1-d). Tanımda görüntü, yüz ya da fotoğraf geçmiyor — geçmesine gerek de yok: kareden kimliği belirlenebilen biri varsa o kare o kişi hakkında bir bilgidir.
Buradaki ölçü “yüz net mi” değil, belirlenebilirlik. Üniforma, iş yeri tabelası, bir sokağın tanınan cephesi ya da kişinin kendi çevresinin bildiği bir ayrıntı, yüz seçilmese de kimliği belirlenebilir kılabilir.
Biyometrik veri ayrı bir rejim — ve otomatik değil
Sık karıştırılan yer burası. Kanun biyometrik veriyi özel nitelikli kişisel veriler arasında sayıyor (m. 6/1) ve bu verilerin işlenmesini kural olarak yasaklıyor; ancak sayılan şartlardan biri varsa mümkün kılıyor (m. 6/3). Rejim, sıradan kişisel veriden belirgin biçimde ağır.
Ama bir fotoğraftaki yüz, çekildiği anda biyometrik veri olmuyor. Kurumun biyometrik veri rehberi iki şartı birlikte arıyor:
- kişinin fizyolojik, fiziksel veya davranışsal ayırt edici özellikleri veri işleme sonucunda ortaya çıkarılmalı,
- ortaya çıkan özellikler kişinin kimliğini tanımlamaya yarayan ya da kimliğini doğrulayan veriler olmalı.
Rehber, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün tanımını bu alanda yapılmış en kapsayıcı tanım sayıyor; o tanımda da biyometrik veri, ayırt edici özelliklere ilişkin “spesifik teknik işlemeden kaynaklanan” kişisel veri olarak geçiyor.
Pratikteki karşılığı şu: katalog çekiminizin arka planındaki müşteri kişisel veridir, biyometrik veri değildir. Aynı kareyi bir yüz tanıma sistemine verip kimlik eşleştirmeye kalktığınızda iş değişir. Bu ayrım, kareyi bir yapay zekâ aracına vermenin başlı başına ayrı bir işleme faaliyeti olduğunu hatırlatan KVKK’nın üretken yapay zekâ rehberiyle aynı mantığı taşıyor.
Kamusal alanda çekim yapmak izin gerektirir mi?
Bu sorunun cevabı, sorunun ikiye ayrılmasıyla başlıyor. Çekmek bir şey, yayınlamak başka şey.
FSEK m. 86’nın ilk fıkrası fiili çok net tarif ediyor: resim ve portreler, tasvir edilenin muvafakati olmadan “teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez.” Yasaklanan, deklanşöre basmak değil; kareyi kamuya sunmak.
Maddenin ikinci özelliği daha da önemli: koruma “eser mahiyetinde olmasalar bile” resim ve portreler için geçerli. Yani karenizin sanatsal değeri, özgünlüğü ya da telif korumasına girip girmediği tartışması bu kapıda hiç açılmıyor. Sıradan bir katalog karesi de, ödüllük bir portre de aynı hükme tabi.
Tasvir edilen kişi ölmüşse muvafakat kanunun 19. maddesinin birinci fıkrasında sayılanlardan alınır; bu şart ölümden itibaren on yıl geçtikten sonra aranmaz.
“Kamusal alandı, herkes görebiliyordu” savunmasının hukuki bir karşılığı olmamasının sebebi bu. Kanun mekâna değil, iki şeye bakıyor: karede tasvir edilen kim ve o kare umuma arz ediliyor mu.
Hangi hâllerde muvafakat aranmaz?
Kanun burada üç somut hâl sayıyor — ve listeyi okumadan önce bir yanlış beklentiyi temizlemek gerekiyor: FSEK m. 86’da “ticari kullanım” ile “sanat” diye ayrılmış bir eksen yok. Kullanım amacınızın ticari olup olmaması bu maddede ölçü değil. Ölçü, karenin aşağıdaki üç tarifin birine girip girmediği.
Kamusal rol
- Siyasi ve içtimai hayatta rol oynayanlar
- Ölçü tanınırlık değil, üstlenilen rol
FSEK m. 86/2-1
Toplu katılım
- Geçit resmi, resmî tören, genel toplantı
- Kare toplanmayı göstermeli, tek kişiyi değil
FSEK m. 86/2-2
Günlük hadise
- Günlük hadiselere müteallik resimler
- Radyo ve film haberleri
FSEK m. 86/2-3
Üçü de dar yorumlanır; kadraj bir katılımcıyı merkeze aldığında kare artık olayı değil o kişiyi gösterir.
Bu üç başlığın hiçbiri bir marka kataloğunu, lookbook çekimini ya da bir iş yeri tanıtım videosunu tarif etmiyor. Ticari çekimlerin ezici çoğunluğu istisnanın dışında kalıyor — yani kural uygulanıyor.
Aynı çerçevenin havadan çekimdeki karşılığını drone ile emlak çekiminde mahremiyet ve KVKK yazısında ele almıştık; müşterinin kendi ürettiği içeriği reklamda kullanırken devreye giren izin katmanları ise UGC yazısında duruyor.
İzinsiz yayının hukuki sonucu ne?
Maddenin en az okunan kısmı üçüncü ve dördüncü fıkraları. İkisi birlikte, tek bir ihlalden üç ayrı yol açıldığını gösteriyor.
Tazminat yolu. FSEK m. 86/3, birinci fıkraya aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine yollama yapıyor. Yollamanın yapıldığı kanun o tarihten sonra yürürlükten kalktı; 6101 sayılı Kanun’un 8. maddesi, mevzuattaki bu tür yollamaların “o maddeleri karşılayan yeni hükümlere yapılmış” sayılacağını söylüyor. Yürürlükteki Türk Borçlar Kanunu’nda kişilik hakkının zedelenmesinden doğan manevi tazminat 58. maddede, haksız fiil sorumluluğunun genel kuralı ise 49. maddede düzenleniyor.
Ceza yolu. Aynı fıkra, koşulları varsa TCK m. 134, 139 ve 140’ın uygulanacağını ekliyor. Üçü farklı işler görüyor:
- m. 134 — özel hayatın gizliliğini ihlal. Birinci fıkrada bir yıldan üç yıla kadar hapis; gizlilik görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmişse ceza bir kat artırılıyor. İkinci fıkrada, özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa edene iki yıldan beş yıla kadar hapis — ve bunların basın yayın yoluyla yayımlanması hâlinde de aynı ceza.
- m. 139 — şikâyet. Bu bölümdeki suçların soruşturulması ve kovuşturulması, üç istisna dışında şikâyete bağlı. Yani m. 134 bakımından süreç kendiliğinden başlamıyor, ilgili kişinin şikâyetiyle başlıyor.
- m. 140 — tüzel kişiler. Bu suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunuyor. Marka ve ajans tarafında asıl dikkat edilecek fıkra bu: sorumluluk deklanşöre basan kişide bitmiyor.
Aynı maddelere ikinci bir kapıdan daha geliniyor. 6698 sayılı Kanun’un 17. maddesi, kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından TCK’nın 135 ila 140. madde hükümlerinin uygulanacağını söylüyor. İki ayrı kanun, aynı ceza hükümlerinde buluşuyor. Kanunun kendi idari yaptırım düzeni (m. 18, kabahatler) ise bunlardan ayrı işliyor.
Kişilik hakkı yolu. FSEK m. 86/4 tek cümle ama belirleyici: birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanunu’nun 24. maddesi saklı. Yani yukarıdaki üç istisnadan birine girmiş olmanız, kişilik hakkı korumasını devre dışı bırakmıyor.
TMK m. 24, kişilik hakkına hukuka aykırı olarak saldırılan kimseye hâkimden korunma isteme hakkı veriyor ve şunu ekliyor: kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
TMK m. 25 ise talep listesini sayıyor: saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti; bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması. Maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesini isteme hakkı da saklı.
Son cümle ticari çekim için özellikle önemli. Kampanyadan elde edilen kazanç, talep edilebilecek kalemler arasında sayılıyor.
Hiyerarşi neden o sırada?
Üç kanunun dizilişi, sahadaki sırayı kendiliğinden üretiyor.
Kadraj önce geliyor, çünkü karede tanınabilir üçüncü kişi yoksa zincir hiç başlamıyor: ne FSEK m. 86 devreye giriyor, ne kişisel veri işleme, ne de kişilik hakkı tartışması. Ölçü kadrajın dar olması değil, kişinin belirlenebilir olmaması.
Rıza ikinci sırada, çünkü kişi kadraja girdiyse muvafakat kuralın kendisi. İstisnalar dar ve ticari işlerin çoğunu kapsamıyor. Bir de şu var: muvafakat FSEK tarafını çözer, KVKK tarafı için aranan açık rızanın kendi şartları vardır — mağaza içi çekim yazısında o üç şartı ayrıca anlattık.
Kapatma en sonda, çünkü hukuki bir temizleme yöntemi değil, teknik bir azaltma. Kişi hâlâ belirlenebiliyorsa zincir işlemeye devam eder; belirlenemiyorsa zaten FSEK m. 86 anlamında bir “tasvir edilen” kalmamıştır. Aradaki kararı veren de yayıncı değil.
Sık Sorulan Sorular
Fotoğraf çekmek ile yayınlamak hukuken aynı şey mi?
Hayır, ayrı sorulardır. FSEK m.86 çekme fiilini değil, resmin “teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilmesini” muvafakate bağlar. Yani kareyi almak ile onu yayımlamak farklı eşiklerdir. Arşivinizde duran bir kare için aranmayan muvafakat, aynı kare kataloğa veya sosyal medyaya girdiğinde aranır.
Fotoğraftaki bir yüz biyometrik veri sayılır mı?
Kendiliğinden sayılmaz. Kurumun rehberi iki şart arıyor: kişinin ayırt edici özellikleri bir veri işleme sonucunda ortaya çıkarılmalı ve çıkan özellikler kimliği tanımlamaya ya da doğrulamaya yaramalı. Sıradan bir kare kişisel veridir; aynı kare bir yüz tanıma sistemine sokulduğunda özel nitelikli veri rejimine geçer ve işleme kural olarak yasaklanır.
Kalabalık bir etkinlikte çekilen karede herkesten izin almak gerekir mi?
Duruma bağlı. FSEK m.86, tasvir edilenlerin katıldığı geçit resmi, resmî tören yahut genel toplantıları gösteren resimlerde muvafakat aramıyor. Ölçü kalabalığın büyüklüğü değil, o toplanmanın niteliği: kadrajın merkezine alınan tek bir katılımcı artık toplantıyı değil o kişiyi gösterir ve istisnanın dışına çıkar.
İzinsiz yayın suç mu, yoksa sadece tazminat konusu mu?
İkisi de olabilir. FSEK m.86, aykırı davranışta Borçlar Kanunu’nun ilgili hükmüne ve koşulları varsa TCK m.134, 139 ve 140’a yollama yapar. Bunlardan m.134 özel hayatın gizliliğini ihlali cezalandırır, m.139 takibi kural olarak şikâyete bağlar, m.140 ise tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri öngörür.
Muvafakat aranmayan hâllerden birine giriyorsam tamamen serbest miyim?
Hayır. FSEK m.86’nın son fıkrası açık: yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanunu’nun 24. maddesi saklıdır. Yani istisnaya girmek kişilik hakkı korumasını ortadan kaldırmaz; karenin nasıl sunulduğu ve hangi bağlama yerleştirildiği ayrıca değerlendirilir, gerekirse Kanun’un 25. maddesindeki talepler gündeme gelir.
Kuralı bilen ekip, kadrajı baştan doğru kurar
Yukarıdaki zincirin tamamı çekim gününden önce, planlama masasında çözülebilir. İçerik üretimini bu disiplinle kuruyoruz: kimin kadraja gireceği, hangi iznin alınacağı ve karenin nerede yayımlanacağı brief’in parçası oluyor. Hizmetlerimize göz atabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir. Somut bir olayda değerlendirme, karenin içeriğine ve yayımlandığı bağlama göre değişir.
Kaynaklar
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu — md. 86 "Resim ve portreler", yürürlükteki konsolide metin — mevzuat.gov.tr
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu — md. 3, 6, 17 ve 18, yürürlükteki konsolide metin — mevzuat.gov.tr
- Biyometrik Verilerin İşlenmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlara İlişkin Rehber (Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Yayın No: 55, Mart 2025) — kvkk.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — md. 134, 139 ve 140, yürürlükteki konsolide metin — mevzuat.gov.tr
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — md. 24 ve 25, yürürlükteki konsolide metin — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — md. 49 ve 58, yürürlükteki konsolide metin — mevzuat.gov.tr
- 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun — md. 8 "Yollamalar" — mevzuat.gov.tr
Bu içerik güncel mevzuata göre düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Son gözden geçirme: .